ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 2 bin 746’ya çıktı
İdlib'de 2 asker şehit oldu
İdlib'de 2 asker şehit oldu
TÜBİTAK 15 personel alacak
TÜBİTAK 15 personel alacak
İsrail'den vatandaşlarına yurt dışına seyahat uyarısı
İsrail'den vatandaşlarına yurt dışına seyahat uyarısı
Bakanlıktan 'koruyucu aile' ve 'psikososyal destek' talebi
Bakanlıktan 'koruyucu aile' ve 'psikososyal destek' talebi
HABERLER>ÖZEL HABER
23 Ocak 2020 Perşembe - 07:39

En iyi olmak istiyoruz

Türkiye’de DNA’lı etiket basma işi yapan tek matbaa olduklarına dikkati çeken Elit Etiket Matbaa’nın sahibi Adnan Koca, dijital sistemle çalışmanın sağladığı avantajlara değindi.

En iyi olmak istiyoruz

SEDA TOLMAÇ 

Matbaacılık sektöründe 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve 5 yıl önce kurduğu “Elit Etiket” adlı matbaasında dijital sistemle, ürün etiketi basımı yapan Adnan Koca, bu alanda hem Türkiye’nin hem de Ankara’nın en iyisi olma hedefiyle ilerliyor.

Takip ettiği yeni teknolojilerle dijital sisteme ağırlık veren ve dijital sistem teknolojisiyle günde 2,5 milyon etiket basabilme kapasitesine sahip olduklarını belirten Koca, Elit Etiket’in Türkiye’de DNA’lı etiket basma işi yapan tek matbaa olduğunu söyledi. 

Biz de Ticari Hayat Gazetesi olarak bir araya geldiğimiz Elit Etiket’in sahibi Adnan Koca ile matbaacılık sektöründe yaşanan değişim ve dönüşümü konuştuk. Koca, dijital sistemle çalışmanın sağladığı avantajlara değinerek, yapılan işi zamanında ve kaliteli bir şekilde teslim etmenin önemini anlattı. 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Ticaret Lisesi mezunuyum. Mezun olduktan sonra PTT’de işe girdim. PTT’de çalışırken bir kişiyle tanıştım. Bu kişi, gazete kuruyordu. Ben de tanıştığım bu kişi vasıtasıyla basım sektörüne adım attım. Sonrasında ise, matbaacılık yaptım. 5 yıl kadar bir matbaada müdürlük yaptım. Daha sonra, benim müdürlük yaptığım matbaanın sahibi, matbaacılık yapmak istemedi ve matbaasını sattı. Ben ise, dışarıdan matbaacılık yapmaya devam ettim. O dönemde çeşitli kamu ya da özel kurumların  işlerini yapmaya başladım ve bu şekilde kendime matbaa kurdum. 2000’li yılların ortalarına kadar 100-150 kişinin çalıştığı bir matbaayı işlettim.

Ankara devlet memurlarının yoğun olduğu ve ‘memur kenti’ olarak tabir edilen bir kent olduğu için burada fazla fabrika yok. Bu nedenle matbaacılık sektörüne ara verdim. Ara verme süremde farklı işler yaptım ancak bu süreçte gördüm ki, insan hangi işi seviyorsa o işi yapmalı. Ben de bu inançla etiket sektörüne dönüş yaptım. 

“Etiket basımı yapan bir matbaaya ihtiyaç olduğunu gördüm”

Peki, neden sadece etiket basmaya yöneldiniz?

Ankara’da 800’ün üzerinde ofset baskı yapan matbaa var. Ben etiket basma işine başladığımda ise, bu işi yapan 4-5 matbaa vardı. Şu anda da etiket basan 11 matbaa var. Yani ben bu alanda bir ihtiyacı gidermek için etiket basmaya başladım. Gördüm ki, bu alana ihtiyaç varmış ve hala da ihtiyaç var. Ben bu işe girerek, bu alandaki ihtiyacı gidermiş oldum.

Geçmiş yıllardaki tecrübelerimden dolayı da normal bir etiketçilik yaparak değil de, bu alanda çalışan diğer insanların yapmadığını yapmaya çalışıyorum. Bu kapsamda da yeni teknolojileri takip ediyorum. Sürekli fuarları geziyorum ve bu sektörün dünyada nerelere gittiğini araştırıyorum. 

“Sektörde en önemli şey işi gününde teslim etmektir”

O zaman bu anlamda sizin etiket basan diğer matbaalardan farkınız nedir?

Bizim sektörümüzde, Letterpress dediğimiz klişeli sistem vardır. Ofset dediğimiz kalıplı sistem vardır. Flekso dediğimiz yine klişeli sistem vardır. Ve bunlarla birlikte son olarak da dijital sistem vardır. Ben Ankara’da dijital sistem olmadığı için dijital makine aldım. Bu anlamda bir riski göze aldım çünkü dijital makineler pahalı makinelerdir. Ben bu riski göze alarak sektörün dijital boyutuna geçtim.

Dijital sisteme geçince, müşterilerimiz bizden çok memnun kaldı. Baskı kalitemiz, işi gününde teslim etmemiz, bizimle çalışan müşterilerimizin memnuniyetini kazandı.

Bizim sektörümüzde en önemli şey, işi gününde teslim etmektir çünkü bir fabrikanın etiketini gününde teslim etmezseniz, üretim, sevkiyat durur.

Yani, bir adamın arabasını bir gün geç teslim ederseniz, o adam başka bir arabayla idare edebilir. Cep telefonunu bir gün geç teslim ederseniz, başka bir telefonla idare edebilir ama bir fabrikanın etiketini bir gün geç teslim ettiğinizde fabrika durur. Biz bunun bilincinde olarak çalışıyoruz. Bu bilinçle hareket ettiğimizde gördük ki, insanlar bize alıştı ve işlerimizi yaptığımız birinci makinemiz doldu. Biz de bunun üzerine hem işlerimizi yedekleme açısından hem de müşterilerimize daha iyi hizmet vermek adına dijital makine sayımızı ikiye çıkardık. Şu an itibariye bizde iki tane dijital makine var. Ankara’da ve Anadolu’nun diğer bölgelerinde bu dijital makinelerden yok. 

Benim bu işe başlarken hedefim, Türkiye’nin ya da Ankara’nın en büyüğü olmak değildi. Ben en iyisi olmayı hedefledim. Bu hedefimi de gerçekleştirdiğimi düşüyorum ve şu an en iyisi olduğuma inanıyorum. Türkiye’de elbet dijital sistemle etiket basımı yapan matbaalar var ancak Ankara ve Anadolu’da bu şekilde basım yapan matbaa yok. 

Ankara ve Anadolu’nun diğer bölgelerinde dijital sistemle etiket basan matbaanın olmamasının ya da bu alanda o bölgelerin eksik kalmasının nedeni nedir sizce? İlerleyen zamanlarda bu alandaki eksiklik giderilir mi?

Bu alandaki eksiklik ya da ihtiyaç, ilerleyen zamanlarda tabii ki giderilecektir fakat Ankara bürokrasinin kenti olduğu için tüccarlar da biraz daha ‘bürokrasi kenti’ algısıyla hareket ediyorlar. Risk almak istemiyorlar çünkü dijital sistemle etiket basmak riski bir iştir. Biz bu riski aldık. Başarılı olduğumuza da inanıyorum.

“Sektör, dijitale doğru ilerliyor”

Peki genel olarak matbaacılık sektörüne baktığımızda, matbaacılık alanında nasıl bir değişim ve gelişim oldu?

Sektörümüzün ilerleyişi her geçen gün dijital ortama doğru gidiyor. Mesela, insanlar internetten alışveriş yapıyorlar ya da elektronik ortamdan fatura ödüyor ama kimse etiketsiz mal satamayacağı için ve son dönemde de ürünlerin taklitleri ve ürünler üzerine basılan sahte etiketler çok fazla için, insanlar ürünlerini takip etmek istiyor. Değişken barkod bastırmak istiyorlar. Değişken barkodun basılmasının tek yolu da dijitaldir. Dolayısıyla eğer bu sektörde devam etmek istiyorsak, dijitalin üzerine düşmek zorundayız. Ben bu zorunluluğu gördüğüm için bu işe devam ettim. Önümüzdeki dönemde farklı yatırımlar yapmayı, farklı makineler almayı da düşünüyorum. Bu anlamda yatırımlarımızın tamamını teknolojiye yapıyoruz. 

Dünyaya bu durum böyle. Yani dünyada bu sektör, dijital üzerinden ilerliyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, biz Elit Etiket Matbaa olarak dünyada kullanılan en kaliteli baskı makinesinin aynısını kullanıyoruz. Bu anlamda dünya standartlarıyla yolumuza devam ediyoruz. Değişken barkod konusunda ise, dünya teknolojisiyle birebir aynı seviyede ve aynı yerde bulunuyoruz. Yani bir gün ya da bir teknoloji geride değiliz. 

Sahte etiket konusuna da değinecek olursak, sahte etiket basan yerler hakkında neler söylersiniz? Sahte etiket basımı arttı mı? 

Dünya kuruldu kurulalı, Habil ve Kabil’den beri Hakk’a riayet etmemek hep var olmuştur. Ben bu durumu Hakk’a riayet etmemek, kanaat getirmemek olarak görüyorum. O nedenle her dönemde sahte para da, sahte borsa kağıtları da sahte etikette basılmıştır. Dünya kurulduğundan beri Hakk’a riayet etmemek yaşanan bir durum. 

Biz, bunların her zaman dışında yer aldık çünkü işini iyi yapan bir insan sahte olana bulaşmadan da hayatına devam edebilir, para kazanabilir, sektörde ayakta durabilir. Bir insan sahte olan bir işi yapıyorsa, buna tenezzül ediyorsa, ben o durumu namussuzluk olarak görürüm. Sahte etiket basmayı, sahte iş yapmayı namussuzluk olarak görürüm. Gerçek bir tüccarın, gerçek bir iş adamının yapacağı bir iş değildir. 

“Türkiye’de DNA’lı etiket basan tek matbaayız”

Sahte etiket basımı nasıl önlenebilir sizce?

Biz bu sektörde doğru işler yapmaya çalışan insanlar olarak, sahte etiket basımını önlemeye yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda DNA’lı etiket basma teknolojisine sahibiz ve DNA’lı etiket basıyoruz. Yaptığımız etiketlerin, bastığımız seri numaralarını insanlara vererek ve etiketlere DNA’a uygulayarak sahteciliği önleyebiliriz. Bu uygulamadan yararlanan müşterilerimiz var. DNA’lı etiket basma işini de şöyle açıklamak gerekir: Bastığımız ürünlerin üzerine DNA püskürtüyoruz. Etiketin sahtesini basmak için her şeyi yapsalar bile, DNA sayesinde laboratuar ortamında o etiketin sahte olduğu anlaşılıyor. Türkiye’de DNA’lı etiket basma işi sadece bize has olan bir şey. 

“Her zaman A kalite kağıt kullanıyoruz”

Sizin son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizim Elit Etiket olarak farkımız, fabrikaların ürünlerini gününde ve kaliteli bir şekilde basıp teslim ediyor oluşumuz. Bunun oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Hiçbir müşterimizin, hiçbir işini bir gün ya da bir saat geciktirmiyoruz çünkü işin ciddiyetini bilen ve üretimin öneminin farkında olan insanlarız. 30 yıla aşkın süredir ticaretle uğraştığım için bir fabrikanın durmasının ne demek olduğunu, ülkemize döviz kazandıracak, ihracat yapan bir firmanın ürün kalitesinin düşük olmasının ne demek olduğunu biliyorum ve bu bilinçle en iyisini yapmaya çalışıyorum.

Önem verdiğim bir konu ise, matbaamıza hiçbir şekilde B kalite kağıt sokmuyoruz. Piyasada A, B, C kalite kağıtlar var. Biz her zaman A kalite kağıt kullanıyoruz. Karlılık adına B ya da C kalite kağıt kullanma yoluna gitmiyoruz. A kalite ve orijinal kağıt kullanıyoruz. 

Bizim dışımızda iş yapan meslektaşlarımın mecburen klişe sistemiyle, belli bir adette basmaları gerekiyor. ama biz dijital bir teknolojiye sahip olduğumuz için anında bir tanede bin tanede etiket basabiliyoruz. Şu an günde 2,5 milyon etiket basabilme kapasitesine sahibiz. Etiketin, barkod numarasını, rengini ve kendisini farklı basabiliyoruz. Bunun bir adet ya da milyon adet olması bizim için bir şeyi değiştirmiyor. Bu da dijital baskı yapıyor olmamızın avantajı. Yaptığımız işleri zamanında teslim etmemiz ise, dijital sistemle çalışıyor olmamızın getirdiği bir sonuç.  

Matbaacılığa başladığınız ilk zamanlarda da etiket basıyor muydunuz?

Daha önce etiket basmıyorduk. Düz, yani ofset baskı yapıyorduk. Tanıtıma yönelik afiş, broşür veya kitap işleri yapıyorduk. PTT’nin pulunu basıyorduk. Bugün olduğu gibi önceki yıllarda da matbaamız Ankara’nın teknolojik olarak en iyi matbaalarından biriydi. Matbaacılığı bırakıp farklı işler denedikten sonra da “Sevdiğim işi yapmalıyım” düşüncesiyle yeniden matbaacılığa döndüm. Yaklaşık 5 yıl önce etiket basımı yapmaya başladım. Şu anda sadece ürün etiketleri basıyoruz.

Elit Etiket Hakkında

“Nitelikli, farklı, yaratıcı, kaliteli ürünler üreterek değer yaratmak ve sektörde lider olmak. Üretimin her aşamasında kaliteyi hedefleyen, müşteri ve çalışanların memnuniyetini esas alan, satış öncesi ve sonrası kalitesine ve markasına inanan, kanunlara ve yönetmeliklere uygun, istenen standartlarda üretim yapmayı ve Etiket sektöründe kalıcı, güvenilir bir firma olmayı kalite politikası olarak benimsemiş bir şirket haline gelmek” misyonunu benimsemektedir.

“Kaliteyi hedef seçerek, üretimden insan kaynaklarına, müşteriden tedarikçiye kadar her aşamada mükemmelliği arayan, güvenilirliği ve yüksek iş ahlakı ile müşterilerinin ilk tercihi olan, çevre ve insan sağlığına önem veren bir dünya firması olmak” vizyonuyla hareket etmektedir.

 
Başkentte su hatları yenileniyor
 
Türk balı 45 ülkeye ihraç edildi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ayakkabıcıların yüzde 70’i kanser
Ankara Umum Ayakkabı ve Çantacılar Odası Başkanı Durak Uygun’dan ürkütücü ...
Enerjiyi verimli kullanalım
Enerji Verimliliği ve Yönetimi Derneği Genel Sekreteri Naci Işıklı, enerji ...
Egzamalı çocuklarda besin alerjisine dikkat
Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Can Naci ...
 
Bitki çayı satışları geçen yıla göre azaldı
Kış aylarının gelmesiyle birlikte kışçayı bitkisinin satışının arttığını ...
Sigara yasağının ağırlaşması işletmelerin işini zorlaştırdı
Asmalı Konak Kafe’nin işletmecisi Sümeyye Çalımlı, işletmelerin son dönemde ...
Türkiye'de teknolojiye adapte olamama sorunu var
Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) Ankara Genç Şube Başkanı Ege Oğuzman, ...
 
Obezite tedavisinde ketojenik diyetler
Prof. Dr. Fatma Nişancı Kılınç, ‘Obezitede Güncel Yaklaşımlar Kursu’ kapsamında ...
Kalıcı makyaj ihtiyaç değil, bir lüks
Makyaj sanatçısı ve aynı zamanda güzellik uzmanı olan Ceylan Taylan, son ...
Ankapati Derneği sokak hayvanlarına sahip çıkıyor
Ankara Patileri ve Hayvanları Koruma Derneği, sokak hayvanlarına sahip ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
SORUMLU OLAN İNSANIN YAPMASI ZORUNLU TERCİHLERİ
Esra SARI
Esra SARI
KUSURLARINIZ SİZİ SİZ YAPIYOR
Büşra Çinkaya
Büşra Çinkaya
TÜKETİM KÜLTÜRÜ İNSANLARI
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
İMALAT SANAYİİNDE SON GÖRÜNÜM
R.Bülend KIRMACI
R.Bülend KIRMACI
DEMİR AĞLAR
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
REST: İDLİB KARŞILIĞINDA LİBYA VE DOĞU AKDENİZ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
KORONAVİRÜS KÜRESEL BÜYÜMEYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PİYASALARIN SEYRİ
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
DENİZ YÜREKLİ ÇOCUK
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KODLAMA MESELESİ
Hatice Karataş
Hatice Karataş
HAYATTAN MEMNUN MUYUZ?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
MUTLULUK TABLOSU
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
REHBER KÖPEKLER
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
TÜRKİYE NATO’DUR, NATO TÜRKİYE'DİR
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
BİZE NE OLDU?
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
BEYİNLERİMİZ SİSLENİYOR
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
“YABANCILAŞMA” VE YALNIZLAŞMA”NIN ONTOLOJİK TEMELLERİ
Ceyhun Özgür
Ceyhun Özgür
ÇALIŞAN EMEKLİNİN MAAŞINDA KESİNTİ OLUR MU?
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
VEJETARYEN BESLENMESİ
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
NE KUTLADIĞIMIZI BİLİYOR MUYUZ?
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva