ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
TÜBİTAK 28 personel alacak
TÜBİTAK 28 personel alacak
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
'Bıçak parası' alan doktora tutuklama
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Motorin 34, benzine 36 kuruş zam
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Hakkari'de 2 terörist etkisiz hale getirildi
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı
Somali ordusu Eş-Şebab'ın elindeki 3 köyü kurtardı
HABERLER>ÖZEL HABER
9 Eylül 2019 Pazartesi - 07:29

Buradaki yaşamlara tanık olmaları gerekiyor

Ankara Kalesi birçok fotoğrafçı için ilham kaynağı. Kimi fotoğrafçılar için ise farklı bir dünya. Tarihi, dokusu, girilmesi zor olan arka mahallesi ve yaşanmışlıkları barındıran özel bir mekân…

Buradaki yaşamlara tanık olmaları gerekiyor

HALİL YATAR

Ankara Kalesi birçok fotoğrafçının gelip fotoğraf çektiği bir mekan. Kimi fotoğrafçılar için ise farklı bir dünya... Tarihi, dokusu, girilmesi zor olan arka mahallesi ve yaşanmışlıkları barındıran özel bir mekân… Kale fotoğrafçılarından ve ressamlarından olan Yasemin Özdemir ile kale fotoğrafçılığı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kalede çektiği fotoğraflar sayesinde resme geri döndüğünü söyleyen Özdemir, “Güzel bir yer olduğunu düşünüyorum. Belki de geçmişe bir özlemdir... Çocukluğumuzdan gelen siyah beyaz bir yaşam tarzıdır. Belki de gri rengi, siyah rengi burada gördüğüm için burayı seviyorum.” dedi. 

Birçok yönüyle birçok fotoğrafçıya ilham kaynağı olan Ankara Kalesi ve Kale Mahallesinin sakinleriyle dolu dolu anılar biriktirdiğini söyleyen Özdemir, kale çalgıcılarından Mustafa Bey’in resmini yapıp sonra hediye ederken çok duygulandığını, heyecanlandığını şöyle ifade etti: “Kemancı Mustafa Beyi çizdiğimde o da ben de çok heyecanlandık. Tokalaşırken titriyorduk. O da çok duygulandı, ben de. İnsanlara pahalı hediyeler sunmak yerine, ufacık bir şeyle mutlu edebilmenin ne demek olduğunu orada gördüm ve yaşadım.”

Sizi tanıyabilir miyiz?

Yasemin Özdemir: Şu an herhangi bir işle uğraşmıyorum. Geziyorum, görüyorum, değişik insanları tanıyorum, samimiyet kuruyorum. Ankara Kalesi’ndeki insanların yaşayışlarının fotoğraflarını çekip onların resmini yapmayı çok seviyorum. Şu andaki gayem: Gezmek, görmek ve çizmek diyebilirim.

 Ankara Kalesi’ne duyduğunuz sevgi nasıl başladı?

Çocukluğumuzdan beri kaleye gidip geliriz. Okul zamanımda da öğretmenimin Pirinç Han’da resim atölyesi vardı, orayı ziyaret ettikten sonra buraya karşı bir aidiyet duygusu hissettim. Daha sonrasında ise kaleye sık sık gelip gitmeye başladım. Güzel bir yer olduğunu düşünüyorum. Belki de geçmişe bir özlemdir... Çocukluğumuzdan gelen siyah beyaz bir yaşam tarzıdır. Belki de gri rengi, siyah rengi burada gördüğüm için burayı seviyorum.

Yeni nesli, yeni çağı sevmiyorum. Eski yaşamlar, insanların daha samimi olması, komşuluk ilişkileri, kaleye çıktığınız zaman Ankara’nın ayaklarınızın altında olması, benim için tam bir tanımı yok. Gezmek, görmek, sevmek gerekiyor. Ankara’yı tanımak gerekiyor.

Ankara’yı sevmiyordum, bana çok düz bir şehir gibi geliyordu. Fakat insanlarla tanıştıkça Ankara’nın ne kadar değerli bir yer olduğunu görmeye ve anlamaya başladım. Şu anda iyi ki Ankara’da yaşıyorum diyorum. 

At Pazarına 9- 10 yaşlarındayken babamla birlikte bakliyat almaya gelirdik. Annemiz babamız bize geçmişimizi unutturmamış. Ancak şimdiki çocuklar AVM’den dışarı çıkmıyor. Bu durumdan kesinlikle memnun değilim. 

Kalede fotoğraflar çekerken, çektiğiniz fotoğrafları resmederken neler hissediyorsunuz?

Meslek lisesinde resim bölümünde okudum. Ancak uzun bir süredir resim yapmıyordum. Resimde de portre çalışmayı sevmiyordum. Buraya geldiğimde kalenin içinde çalgıcılar var, onlarla tanıştık. Tanışmadan sonra burada bir anı olması gerektiğini, kalıcı olması gerektiğini düşündüm ve çizmeye karar verdim. Çalgıcıları çizdim, hatta şu an orada bekleyen 5 çizimim daha var. Çizdiklerimi de onlara hediye ediyorum, bu durumdan mutlu olduklarını görüyorum ve ben de mutlu oluyorum. İşin içinde para yok, samimiyet var, insanların gözünün içindeki ışık var. 

Çizimleriniz arasında size farklı hissettiren bir anı paylaşabilir misiniz?

Kemancı Mustafa Beyi çizdiğimde o da ben de çok heyecanlandık. Tokalaşırken titriyorduk. O da çok duygulandı, ben de. İnsanlara pahalı hediyeler sunmak yerine, ufacık bir şeyle mutlu edebilmenin ne demek olduğunu orada gördüm ve yaşadım. Bunun da sonunun gelmesini istemiyorum, elimden geldiği kadar yapmaya devam edeceğim çünkü bu duyguyu seviyorum. Burada ki insanların başkaları tarafından sevildiğini hissetmeleri gerektiğini, ötelenmemeleri gerektiğini düşünüyorum.

Buradaki insanların resmini çizmeyi seviyorum çünkü en başında ben mutlu oluyorum. Bu bir çeşit tatmin duygusudur belki de... Bana parayla resim yapıyor musun diye çok soruyorlar. Hayır diyorum çünkü ben bunu hediye amaçlı yapıyorum. Karşımda ki insanların gözünde ki o ışığı gördüğümde “Tamam Yasemin sen olmuşsun” diyorum. Beni en çok motive eden noktada tam olarak burası, mutlu ettiğimi gördüğüm an mutlu oluyorum. 

Sonuç olarak resim yapmak sizin mesleğiniz, para karşılığı yapmamanızın başka bir nedeni var mı?

Paraya değer vermediğim için olabilir. Orta halli bir ailenin çocuğuyum. Çok para görmedik. Ancak paranın insan eline geçtiğinde mutlu etmediğini gördüm. Dediğim gibi işi ticarete dökmektense insanların gözündeki mutluluğu görmek beni de mutlu ediyor, amacım da tamamen bu. İstesem parayla da yapabilirim, hatta çokta güzel paralar kazanabileceğimi de biliyorum. Belki ilerleyen zamanlarda para karşılığında da yapabilirim ancak asla hediye amaçlı yapmaktan vazgeçmeyeceğim. Dediğim gibi hediyenin verdiği mutluluğu hiç bir şeye değişmem. 

Bundan sonraki süreçte kale ile ilgili neler yapmayı planlıyorsunuz? 

Kale benim için biter mi onu bilmiyorum. 41 yaşındayım, yaklaşık 30 senedir bir ayağım sürekli burada. Bir amacım, bir gayem var kale içinde bir resim atölyesi kurmak istiyorum. Niyetim buradan uzaklaşmamak. Çekilen o fotoğrafları yağlı boya, ya da sulu boya farkı gözetmeksizin insanlara sergilemek istiyorum. Çünkü resimler kalıcıdır. Ankara çevresini gezmekte çok güzel, bilmediğimiz o kadar çok ara sokaklar var ki...

Atölye konusunu biraz daha açacak olursak?

Kalede atölye açmak istiyorum çünkü kaleyi seviyorum. İnsanların buraya gelip gittiğini görmek çok güzel. Hatta burada lise arkadaşımı buldum. Eşiyle birlikte ahşap üzerine küçük bir dükkanları var. Atölye açmam konusunda beni ikna eden de o oldu diyebilirim. “Biz resmi bıraktık, bari sen sonunu getir” dediler ben de şu an bunun için uğraşıyorum. 

Bence insanların kesinlikle burayı gelip görmeleri gerekiyor. Burada ki yaşamlara tanık olmaları gerekiyor. Ankara Kalesi denildiğinde insanların akıllarına çok farklı şeyler geliyor, korkuyorlar. Korkmasınlar, gelip, görüp gezmeliler burada bir tarih yatıyor.

Kalenin görünen yüzünün yanı sıra bir de arka sokakları var. Buralara girip çıkabiliyor musunuz?

Çok fazla girdiğimi söyleyemem. Açıkçası biraz da çekinmek gerekiyor. Ancak yolumu bildikten sonra hiçbir sıkıntı olacağını zannetmiyorum. Şu an buraya o kadar çok turist geliyor ki yerli, yabancı, şehir dışından, içinden onların buraya geldiklerini gördükçe mutlu oluyorum. 

Burada ki insanlarla o sıcaklığı samimiyeti yakaladım. Sıcak kanlı biriyim, karşımda da bu sıcak kanlılığı hissettiğim vakit bırakmam. Sıcak kanlı olmam insanları biraz çekiyor sanırım bende bundan mutlu oluyorum açıkçası. 

Kalede rahatlıyorum, huzur buluyorum dediğiniz özel bir yer var mı?

Surlara çıkıyorum ve orada oturup gün batımını izlemeyi çok seviyorum. Gün batımını izlemek bir aşk olsa gerek, izlemekten vazgeçemiyorum ama izlemeyi sevdiğim tek yerde kalenin surları. 

Sizce kalenin şu anda eksiği nedir?

İnsanlar buraya fotoğraf çekmeye geliyor. Hatta geçtiğimiz günlerde biz de geldik ve gün batımını bekledik. Fotoğraf çektikten sonra aşağı inerken karanlık bizi tedirgin etti. Buranın bir aydınlatma problemi var diyebilirim. Karanlıkta hayvanlar var, yüzlerini görmediğiniz insanlar var gerçekten tedirgin edici olabiliyor. 

Lisede resim bölümünde okuduğunuzu ifade etmiştiniz. Resme ilginiz, yeteneğiniz çocukluktan mı geliyor?

İlkokula giderken resme olan yeteneğimi öğretmenim keşfetti. Gördüklerimi anında çizebiliyordum. Öğretmenimin de bana söylediği mutlaka resim üzerine okumamdı. Onun sayesinde meslek lisesinde resim bölümünde okudum. Keşfedilmek güzel bir duygu. İnsan kendi kabuğundan kendi başına çıkamıyor, mutlaka birisinin dürtmesi gerekiyor. Kabuğumdan çıktığımı ve bunu başardığıma inanıyorum. Resim yaparken kulaklığımı takıyorum ve dünyadan kopuyorum. 

Etiketler:
 
Büyükşehir'den Başkentli çiftlere toplu düğün
 
Sakarya Caddesi'ne yepyeni görünüm
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Biyoloji sektörünü bıraktı tasarımcı oldu
El emeği ile yaptığı birbirinden farklı beton saksıları, kullanılabilir ...
Zamlar kimseyi mutlu etmedi
Bu ayın başında Ankara’da toplu taşımaya gelen zam taksimetrelerde de ...
Çevre felaketi kapımızda
Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, “Eğer bu çöpler ...
 
Dernekler bizim için kanayan bir yara
Ankara Kahveciler Odası Başkanı İsa Güven, kahveciler esnafının belli ...
Mevsiminde ve yerel tüketim sağlığınıza sağlık katıyor
Birçok uzmana göre ve araştırmalara göre mevsiminde ve yerinde meyve sebze ...
Filenin Sultanları yarı finalde
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2019 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde ...
 
Sonbaharda nasıl beslenmeli?
Yaz aylarının son günlerine geldik. Peki sonbaharda nasıl beslenmek gerek? ...
Geleneksel kahvenin aslına uygun yapıldığı mekan: Kemankeşan
Çevre Mühendisliği bölümünden mezun olan, ancak çevre mühendisliği sektöründe ...
"Anneler toplumun temeli"
Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe:Alp Meşe, Sağlık Bakanlığı’nın ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
SPOR DEYİNCE AKLINIZA NE GELİYOR?
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
PETROL KRİZİ EKONOMİYİ NASIL ETKİLER?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
PETROLÜN ATEŞİ YÜKSELİYOR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SANAYİLEŞME BİR YAŞAM SORUNU
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
TÜRKİYE YENİ DÜNYA DÜZENİNE HAZIRLANMALIDIR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SANAYİ ÜRETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
ÖĞRENME HIZI
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
KONUT SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR ?
Esra SARI
Esra SARI
MEDİTASYON YAPMAK STRESİ AZALTIYOR
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
TELEFONSUZ YAPAMAZ OLDUK
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
BONO ALACAKLISI İSENİZ ZAMANAŞIMI SÜRESİNE DİKKAT
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATA DAİR
Halil YATAR
Halil YATAR
ANKARA'NIN BAŞKANLARI UMUT VERİYOR
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İLGİNÇ BİLGİLERE DAİR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
CEMİYET İLE CEMAAT ARASINDAKİ FARK
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANLIĞIN EZELİ VE EBEDİ İLLETİ(İLTİBAS)
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
KAYIKÇI DEĞİL "MEKTUP KAVGASI"
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva