ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR
Diyarbakır'da toprağa gömülü cephanelik bulundu
Diyarbakır'da toprağa gömülü cephanelik bulundu
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Fransa vatandaşı 11 yabancı terörist savaşçı sınır dışı edildi
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Böbreğinden yumurta büyüklüğünde taş çıktı
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Barınakta 20 köpek ölüsü ile karşılaştılar
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
Şehir magandaları çocuk parkını yaktı
HABERLER>RÖPORTAJ
28 Mayıs 2019 Salı - 07:08

Ankara'nın patronları: Recai Çakır

Recai Çakır hayatına dair birçok şey paylaştı siz değerli okuyucularımız için. Recai Çakır’ın 2019 yılından beklentileri, hedefleri ve daha birçok konuya dair samimi cevaplarının olduğu TÜSİAV Başkanı Veli Sarıtoprak’ın röportajını ilgiyle okumanızı diliyoruz.

Ankara nın patronları: Recai Çakır

VELİ SARITOPRAK:Sizi tanıyabilir miyiz?
RECAİ ÇAKIR
:1958 Kilis doğumluyum.İlk,orta ve lise öğrenimimi Kilis’te bitirdim.Gaziantep’te yüksek öğrenimimi makine bölümünü bitirerek tamamladım.Yüksek okul yıllarımda baba mesleği olan taksi şoförlüğünü yaparak hem okudum hem de aileme destek oldum. Askerlik görevimi yedek subay olarak Mardin’de yaptım.1979 yılında bir kuyumcu arkadaşımın teklifi ile Gaziantep’te sarraflığa başladım.
1981 yılında ağabeyimle birlikte İstanbul’a gelerek Kapalıçarşı’da sarraflığa devam ettik.Rahmetli Sayın Özal’ın getirmiş olduğu teşvikler ile turizme girmeye karar verdim. İlk yatırımımıza 1989’da Kadıkale Resort Hotel’i açarak başladık. 1992’de tekstile girmeye karar verdik.1994 krizi ile sarraflık mesleğine döviz bürosuna ve menkul kıymetler şirketine ortak olarak girdik.(Merkez Menkul Değerler,Merkez Döviz).Yine aynı yıllarda Tahtakale piyasasına girerek ciddi ithalatlar yaptık. Artık 7-8 şirketten oluşan yaklaşık 1000 kişiye işveren bir şirketler grubu olmuştuk.

Çakırlar Şirketler Grubu olarak ihracat, ithalat,turizm,inşaat, yatırım ve işletme faaliyetlerine devam ettik.Malum 2001 krizinde küçülme kararı aldık.Turizm,yatırım,inşaat ve işletmecilik hariç tüm sektörlerden çekilme kararı alarak,diğer şirketleri ya satarak ya da tasfiye ederek yolumuza devam ettik. 2006 yılında 1997 yılında almış olduğumuz Kadıkale Resort’un yanındaki araziye butik otel ve rezidans projesi geliştirdik. Konsept olarak dünyanın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri’nden esinlenerek yaptığımız projeyi 2009’daki dünyayı etkileyen morgate krizine rağmen açtık.2012 yılında birlikte yola çıktığım ağabeyimden ve ortaklarımdan ayrıldım.Sadece ailemle birlikte yolumuza Sianji Grubu olarak yola devam etme kararı aldık.
2019 yılında Sianji markası ile alt markalar oluşturduk.Konseptlerimize ilgi duyan yatırımcılarla,konsept proje geliştirme,inşaat ve işletmeci olarak destek vererek yolumuza devam etme kararı aldık.
Ayrıca 1987’den beri birçok vakıf ve dernek kuruluşunda bulunarak sosyal sorumluluk projelerinde de bulundum şöyle ki;

1987’de ağabeyimle beraber İstanbul’daki Kilisli İşadamları ile Kilis Vakfı’nı kurduk,1989’da kurulan Turizm Yatırım Derneği’nde bütün başkanlarla çalıştım.Son görevim başkan yardımcılığı göreviydi.
3 hafta önceki genel kurulda TYD’den ayrıldım.1993 yılında Korsia Derneği’ni (Korgun Sanayi ve İş Adamları Derneği)kurdum. 5 yıl kadar derneğin başkanlığını üstlendim. Aynı  dönemde Korgun Organize Sanayi Bölgesi’nin 5 yıl başkanlığını yaptım,1996 yılında 30 kadar turizmci dostlarımla Botav’ı(Bodrum Tanıtma vakfı) kurdum,5 yıl başkanlığını yaptım.Halen yönetim kurulundayım.2016 yılında yardım amaçlı C-Majör İşten Sesler Korosu’nu ünlü birçok iş insanı arkadaşlarımla birlikte kurdum,hala başkanıyım.Bu güne kadar yılda 2 konser vererek ihtiyaç sahiplerine destek olduk,nefesimiz yettiği sürece yardım konserleri vermeye devam edeceğiz.2017 yılında Turçev(Türkiye Çevre ve eğitim Vakfı) yönetim kuruluna girdim,halen göreve devam etmekteyim.
 

VELİ SARITOPRAK: Oteliniz tam bir sağlık merkezi gibi hizmet veriyor. Sağlık turizminde bir merkez olabilirsiniz. Hedefiniz ve amacınız bir sağlık merkezi yaratmak mıydı?
RECAİ ÇAKIR
: Biz yolumuza 10 sene önce Gardens of BabylonWellbeingResort olarak başladık, o zaman sadece tek bir diyet programı uygulanıyordu. Fakat işin içine daha fazla girdikçe gördük ki tek program hem çok yetersiz hem de çağın yeni trendlerine ayak uydurmakta zorlanıyor. Araştırmalarım ve benim kendi yurt dışı eğitimlerim sonucunda konsept değişikliğine gittik, ekibi büyüttük ve yeni bir isimle ortaya çıkma kararı aldık. Bize göre, insan sağlığı sadece bedenin organik olarak doğru işlemesinden ibaret değildir. Zihinsel-ruhsal sağlık, ekoloji, sosyal ortam, iş yaşamı, yaşam tarzı unsurları da sağlığı etkiler. Dolayısıyla amaç burada kişinin sadece beslenmeyle değil doğru yaşam tarzıyla sağlığına kavuşmasıdır. Çünkü amaç sadece kilo vermek olduğunda o kilolar genelde geri alınıyor, işin özü kavranmadıkça da bu böyle devam ediyor.

Arınma programlarıyla bir yandan vücudun kendisini toksinlerden temizlemesine yardımcı olurken, vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini ortaya çıkarıp kronik hastalıkların da iyileştirilebileceğini gösteriyoruz. Biz hastalıkla değil sağlıkla ilgileniyoruz. Çünkü sağlığı korumaya çalışmak, sonradan hastalığı iyileştirmeye çalıştırmaktan çok daha kolay ve ucuz... Biz burada sağlığı korumayı ve kalıcı, sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklerini öğretmeye çalışıyoruz. Yapacakları basit değişimlerle hayatlarına ne kadar etki edebileceklerini gördüklerinde, kişilerin motivasyonu ciddi anlamda artıyor. Bizim yaptığımız bir çeşit rehberlik ve iyi örnek olmak aslında. 

Daha fazla sağlık daha çok tıbbi müdahaleyle gelmiyor, daha sağlıklı bir yaşam tarzı, daha sağlıklı bir çevre, daha temiz bir gıda, daha iyi yaşam koşullarıyla geliyor. 

VELİ SARITOPRAK: Sağlık turizmine yönelik hizmet veren otellerden farkınız ne? Türkiye Sağlık Turizmi’nde nerede?
RECAİ ÇAKIR
: Wellbeing Oteli, sağlıklı yaşamı insanlara deneyimletme amacı güden, misafirlere sunduğu wellbeing uygulamalarıyla diğer otellerden farklılaşan otellerdir aslında. Son zamanlarda hayat tarzına bağlı hastalıkların (diyabet, kanser, kalp hastalığı) artması, modern hayatın sağlığımıza getirdiği kötü yan etkiler sebebiyle artık insanların sağlıklarına çok daha fazla yatırım yaptıklarını görüyoruz. Tüm Wellness-Wellbeing ekonomisi dünyada 3.7 trilyon doları buldu. Wellness Turizmi ise bu segmentte 3. sırada yer alıyor, yaklaşık 564 milyar dolarlık bir ekonomiden bahsediyoruz. Üstelik diğer turizm segmentlerine göre %59 daha hızlı büyüdüğünü gözlemliyoruz.

Bu aslında insanların seyahat ederken önceliklerinin sağlıklı yaşam olduğunun bir göstergesi. Yani insanlar gidecekleri yerde sağlıklı beslenmenin, sporun, yoganın-meditasyonun, ses terapisinin spanın ve çeşitli uygulamaların bir arada olduğu yerleri öncelikli tercih ediyorlar. Bodrum Gümüşlük’te yer alan SianjiWellbeingResort olarak yaklaşık 7 sene önce başladığımız bu yolculukta, iyi bir yol katettiğimizi düşünüyorum. Hemen hemen herkesin sağlıklı yaşam adına otelimize geldiğinde rahatlıkla uygulayabileceği bir diyet ya da terapi var. Seçenekleri çok geniş tuttuk.

Şu anda Türkiye’de wellbeing oteli dendiği zaman bir diyet programı ve spaterapileri ile rahatlıkla kendilerine bu ismi takabileceklerini düşünüyorlar ama Wellbeing Oteli olmak çok büyük sorumluluk. Sadece diyet ve spa ile çözülebilecek bir anlayış değil. Bütüncül bir bakış açısına sahip olmak gerekir, gelenlerin size hayat tarzlarını değiştirmek için geldiklerini veya kilo vermek için geldiyse bile uzun vadede hem sağlıklı yaşam bilincini hem yaşam sürelerini uzatacağının hem de yaşam kalitesini sağlayacağının bilincini vermeniz gerekiyor. Alkali diyet, çiğ beslenme, detoks, günboyu devam eden grup egzersiz programları, spa terapileri, Ozon terapisi, Infrared, Thalasso, yoga, meditasyon, ses terapisi gibi ruh-beden-zihin bütünlüğünü sağlayıcı her türlü uygulamayı şu anda bizde bulabiliyorsunuz. Bu şekilde öne çıktığımızı düşünüyorum.

VELİ SARITOPRAK:Otelde zihin ve beden sağlığı ile ilgili birçok danışman ve aktivite var. Daha çok yerli turist mi yabancı turistler mi ilgi gösteriyor?
RECAİ ÇAKIR
:Türkiye’den misafirlerimiz de var elbette ama ağırlıklı olarak yabancı turistlerin daha çok ilgisini çekiyor diyebilirim. Özellikle Romanya, Hollanda, İngiltere, Almanya, Arap Emirlikleri, Mısır ve Lübnan’dan gelen misafirlerimiz var.
 

VELİ SARITOPRAK: Zihin & Beden ve Ruh iyileştirme seansları ile ilgili detaylı bilgiler verebilir misiniz?
RECAİ ÇAKIR
: Şifa veren uygulamaların başında, sağlıklı beslenme programlarımız geliyor. Şu anda beslenmeyi değiştirmeden, sağlıklı olabilmek mümkün değil. Alkali diyet, detoks ve çiğ beslenme programlarımızı misafirlerin amacına uygun olarak seçiyoruz. Fakat şifa, sadece sağlıklı beslenme ile gelmiyor, bu bilinci gelen müşterilerimize yansıtıyoruz. Sağlıklı yaşamın en önemli 3 ayağı sağlıklı ve dengeli beslenme, egzersiz ve stresten uzak bir yaşamdır. Günlük grup egzersiz programlarımızla misafirlere destek olmaya çalıştığımız gibi, aynı şekilde yoga, meditasyon, nefes terapisi, ses terapisi gibi ruh-zihin-beden bütünlüğünü sağlayıcı terapilerle gelenlere destek oluyoruz. Stresten uzak yaşam şehirde pek mümkün olmasa da, insanlar en azından onun etkilerini minimuma indirmeyi ve onunla yaşamayı öğreniyorlar.

RawFood; yani çiğ beslenme, işlenmemiş, pişmemiş, çiğ besinleri içeriyor. Yani menüde en alkali gıdalar olan yeşillikler, sebzeler, meyveler, filizler, yağlı tohumlar, kuruyemişler, deniz yosunları ve algler gibi biyolojimize aslında en uygun yiyecekler var. Yiyecekleri pişirmenin, içindeki enzimi ve oksijeni tamamen yok edip, vitamin ve minerallere zarar verdiği artık bilimsel olarak da kanıtlandı. Dahası, pişmemiş ve çiğ yemeğin ‘enerjisi’, başka hiçbir gıdada yok. Kirlian fotoğraf tekniğiyle çiğ gıdanın aurasıyla pişmiş gıdanın diğer gıdalarla arasında dağlar kadar fark var. Ne yersek, neyi sindirirsek oyuz, vücudumuz yediğimiz yemeklerden enerji alıyor, bir nevi yakıt gibi düşünmeliyiz. Pişmiş gıda, hücrelere çiğ gıda kadar enerji veremiyor. Yemekler pişirildiğinde ilk önce enzimleri ölüyor, ısıya çok dayanıksızlar (45-50 derecede çoğu enzim ölmüş oluyor). Daha yüksek ısılarda vitamin ve minerallerin de öldüğünü biliyoruz. 

Yiyecekleri çiğ tükettiğiniz zaman, vücut, içerdiği besin değerini tam anlamıyla kullanma şansı buluyor. Enzimler bizim için elzem önemde, her besin kendi içinde, sindirilmesine yetecek kadar enzim içeriyor. Pişirdiğinizde bu enzimler öldüğünden, vücudumuz bu besini sindirebilmek için pankreas ve karaciğerini daha fazla enzim üretmesi için zorluyor. Dolayısıyla hem vücudu yoruyor, hem de bizim enzim banka hesabımızdan enzim çalıp duruyor. Borçlanıyoruz ve yerine sürekli yeni enzim koymamız gerekirken, yani çiğ beslenmemiz gerekirken, biz çalıp duruyoruz. Yaşlandıkça da enzimlerin azaldığını biliyoruz. Dolayısıyla ne kadar enziminiz varsa o kadar gençsiniz! Doğal bir anti aging özelliği var.

Enzim banka hesabımızı doldurmak da en iyi çiğ besinlerle mümkün. %100 böyle beslenmeniz gerekmiyor fakat, araştırmalara göre %51 oranında çiğ besini hayatınıza sokarsanız, hayat kaliteniz çok ciddi oranda artıyor, hastalıklar yok oluyor, immun sisteminiz güçleniyor, sindirim ve boşaltım sistemleriniz çok daha iyi çalışıyor ve vücut gençleşiyor. Bu yüzden son zamanlarda çiğ beslenmenin özellikle üzerine düşüldü çünkü çok kısa sürede, insanlar vücutlarındaki etkiyi görebiliyorlar. Hastalıklardan korunmanın, uzun ve sağlıklı yaşamın yegâne sırlarından biri çiğ beslenmedir aslında.

Alkali Diyet; alkali diyet, aslında çiğ beslenmenin ağırlıkta olduğu bir beslenme şekli, çünkü en alkali gıdalar zaten çiğ yeşillikler, filizler, yosunlar, sebzeler, meyveler, yağlı tohumlar, kuruyemişler. Bunların ağırlıklı tüketildiği bir diyet alkali diyettir diyebiliriz. Alkali diyetin kolay uygulanabilir oluşu şu, yasak yok, alternatifler var. Örneğin inek sütünü önermez ama keçi sütünden, koyun sütünden, manda sütünden yapılmış ürünlerin tüketilmesini tavsiye eder, bunların asit yükü daha azdır. Normal nötrpH su yerine, içine limon suyu, elma sirkesi ya da bikarbonat koyduğun alkali suyu önerir. Sebep hep aynı, hücrenin asit yükünü azaltmak, enzim-oksijen-vitamin-mineral-fitokimyasalları zarar görmemiş, işlenmemiş yiyecekleri temiz yakıt olarak kullanmak. Hücrelerinizi besledikçe, zamanı geriye alıyorsunuz, cildiniz güzelleşiyor, daha zinde, daha iyi hissediyorsunuz, hastalıklara çok daha az yakalanıyorsunuz ve kronik hasta olma ihtimaliniz de oldukça düşüyor. 

Detoks/Juicing; detoks, zararlı toksinlerin vücuttan atılması, vücutta doğru pH dengesinin oluşması ve vücudun arınması için en etkili yöntemdir. 21. yüzyılda yaşıyoruz. Modern yaşam bize birçok kolaylık sunuyor, fakat bu kolaylık bizi zehirliyor. Örneğin paketli ürünlerin çoğunda, raf ömrü uzun olsun diye kimyasal koruyucular, rafine şeker ve renklendiriciler içeriyor. Bunlar azımsanmayacak kadar zararlı toksinlerdir ve vücut bunları tanımlayamaz. Aslında vücudumuzun toksinlerle başa çıkabilme yetkisi var. Yalnız toksinler yani serbest radikaller fazla olunca, vücudumuz tepki vermeye başlar. Alerji, mantar, hazımsızlık, kabızlık, fazla kilo, depresyon, cilt problemleri ve benzeri problemler baş göstermeye başlar.

Detoks bu şikâyetleri yok etmede en etkili yöntemdir. Aslında yeni bir uygulama değildir, yıllar öncesine dayanır. Tedavi amaçlı uygulanır. Sıvı beslenme sayesinde vücudun kendi detoks sisteminin daha efektif çalışmasına yardımcı oluyoruz.

Egzersiz; sporun sağlığımıza artısı artık günümüzde çeşitli araştırmalarla da kanıtlanmış durumda, hiç bir beslenme programı spor olmadan etkili değildir. Düzenli yapılan spor kemik ve kas sağlığında, hastalıkların önlenmesinde ve uzun yaşamda gerçekten büyük öneme sahip. Otelimizde pilates, circuittraining, kinesis, reformer, aletli fitness, stretching, trambolin, doğa yürüyüşü gibi çeşitli uygulamalar bulunmakta.

Spa Terapileri; tüm dünyadan masaj çeşitleri başta olmak üzere, İnfrared Sauna, Ozon Terapisi, Thalasso, Ayurvedikterapiler de SianjiLife’da uygulanıyor. İnfrared Sauna; Far-infrared ısı güneşi yaşam kaynağımız yapan ısıdır. Güneşe çıkan çocukların kemiklerinin gelişmesi, güneş alan bitkinin büyümesi, meyvesinin gelişmesi, güneş alan bir evin daha sağlıklı olması size bunu kolayca açıklayabilir. Bu ışınların en ilginç özelliği direkt olarak nesneleri ısıtıyor olmasıdır. Kızılötesi ısı sistemleri vücudunuza işleyerek doğal bir ısı sağlar. Tıpkı güneş gibi, etki ettiği alandaki havayı değil cisimleri ısıtır. Derine işleyebilir.

Vücudunuzdan 4 cm derine kadar etki edebilen bir ısıdır. Bu sayede klasik saunalara göre daha derinden bir terletme sağlar. Bu olay da netice olarak 7 kat daha fazla toksin atımı sağlar. Genel kabule göre infrared saunalar vücuttan 100 birim terleme ile 20 birime kadar toksin atabilir, bu şekilde zayıflamaya da yardımcıdır. Aynı zamanda endorphin salgılatması sebebiyle ağrılara yardımcı olduğu da biliniyor. Cilt sağlığında da önemli bir yere sahiptir, bağışıklık sistemini de güçlendirmeye yardımcıdır. Thalasso;ortalama 37 derece olarak ısıtılan deniz suyu, solunum yoluyla iyot alınmasına olanak tanır. Thalassoterapi, kendi içinde birçok uygulamayı barındırır. Vücuttaki toksinleri atmak için kullanılır.

Ayurvedikterapiler; Ayurveda kökleri 5000 yıl öncesine uzanan geleneksel bir Hint tedavi şeklidir. Hindistanda başlayan ve günümüze uzanan bu yöntemin bugün tüm dünyada kabul görmüş anlamı “Yaşam Bilimi” olan beden ve ruh sağlığını dengede tutmayı sağlayan en eski şifalandırma tekniklerinden biridir. Abhyanga, Sirodhara, BolugBag, Kati Vasti gibi çeşitli teknikleri SianjiLife’da bulabiliyorsunuz. Kas ve eklem sağlığında önemli yerleri vardır. 

Ozon terapi; kan dolaşımını arttırma yeteneği, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde kullanılır, ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozonu çok değerli kılar.
Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır diğer bir deyişle ozon bağışıklık sistemini aktive eder. 

Yoga ve meditasyon; meditasyon kişinin var olma duygusunu hissetmesini sağlayan bir tür derin ve sessiz gözlem sürecidir. Varlığı hissetmekle, insanın içinde ve çevresinde olan bitenlerle yoğun bir biçimde ilişkiye geçmektir. Kendi içinde birçok farklı çeşidi vardır. Doğru nefes alıp vermenin tekniğini öğreten yoga, bu sayede kalp atışlarının düzene girmesini sağlar. Sinir sistemindeki gevşemeler sayesinde de panik atak, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların atlatılmasında kolaylık sağlamaktadır. Zihin ve beden bütünlüğünün sağlanmasında her ikisi de büyük önem taşır. 

VELİ SARITOPRAK:2018 nasıl geçti sizin için? 2019’dan beklentileriniz nelerdir?
RECAİ ÇAKIR
: 2018 yılı malum 2016 krizinden sonra 2017 toparlama yılı oldu.2014’deki rekor yılını kişi sayısı olarak yakalamakta %40 yakın düşen fiyatlarla ayakta kalmaya devam ediyoruz. 2019 yılınında tüm zamanların en iyi sezonu olma ihtimali görünüyor. 50 milyon turist (6 milyon Avrupa’da yasayan Türkler dahil) 35 milyar dolar civarı turizm geliri beklemekteyiz. Aslında turizm sektöründe yapılabilecek birreform ve çalışma ile 5-6 yılda 100 milyon turist,100 milyar dolar gelir hayal değil. Turizm sektörü Türkiye’nin bana göre tam kapasite ile çalışmayan ama müthiş potansiyeli olan petrol kuyusu.
 

VELİ SARITOPRAK:Yeni yatırımlarınız olacak mı?
RECAİ ÇAKIR
: Yeni yatırım yapmak yerine 33 yıllık turizm ve inşaat tecrübemizi kullanarak turizm konusunda tecrübesi olmayan yatırımcı gruplarla işbirliğiyaparak, konsept geliştirme projesinden, istenilirse inşaatını üslenmeyi ve Sianji markası altında isletmeyi hedefliyoruz. Bunun için de 25 uluslararası ödül almışmarkamızı 4 ayrı grupta topladık.

1-Sianji WellbeingResort(sağlıklı yasam ve wellnessTurizmi)
2-Sianji DRY Otel(alkolsüz, organikoteller)
3-Sianji Residance&Villa(residanceisletmeciliği)
4-Sianji Staj&Gol(3-4 yıldızlışehirotelleriisletmeciliği)
Yukarıdaki markalarla uluslararası zincir olmak hedefimiz...

VELİ SARITOPRAK: Sizce Türkiyesağlık turizminde nerede?
RECAİ ÇAKIR
: Türkiye’de sağlık turizmi denilince sadece hastanelerdeki uygulamalar için gelen turistler akla geliyor. Oysa sağlık turizmini ikiye ayırmak gerekiyor;

1-Hastanelerde sağlık sorunları için gelen hastalarla estetik için gelen hastalar bu kategoride. Son 20 yılda açılan özel hastaneler, üniversite hastaneleri, şehir hastaneleri sayesinde yılda 6-7 milyar civarı bir sağlık turizmi gelirinden bahsetmek abartılı değil. Ancak daha gelişmeye açık olan bu sektör destelenirse çok daha fazlasını yapabilecek potansiyele sahip.

2-Sağlıklı yaşam Sap Wellness ve antiaging turizmi. Bu sağlık turizmi ise henüz yolun başında. Buradaki misafirler hasta olmadan hastalığı önleyici arınma yenilenme, gençleşme programlarına gelmek istiyorlar. Buna hazır otel sayısı az olduğundan ve kışın güney bölgelerimize uçuşlar olamadığından gelemiyorlar. Çok az sayıda otel detox, zayıflama, gençleşme ve arınma programı içeren otel mevcut.

Ayrıca 3. yaş turizmi dediğimiz kuzey ülke insanlarını ağırlayabiliriz. Ölü sezonda otellerimize ufak ilave revizyon yaparak, doktor, diyetisyen, fizik tedavi, botox, akupunktur, hacamat gibi uygulamaları yapabilecek şekilde restore edilirsek 20-25 milyon turisti mevcut otellerimizde ağırlayarak sezonu 12 aya çıkarabiliriz. Özellikle İskandinav Ülkeleri’nde sadece 60 gün güneş olduğundan, devlet 3000-8000 Euro ödeyerek 65 yaş üzeri insanları sıcak ülkelere gitmek üzere tevşik ediyor. Bizde güney sahillerinde 300 gün güneşin olduğu bölgelerimizde bu insanları ağırlayabiliriz. Otellerimiz kışın kapanmamış ve atıl duran bir kapasitede ülke ekonomisine kazandırılmış olur.

İste bu düşüncelerle biz SianjiwellbeingResort olarak bu müşteri kitlesine hitap edecek oteli 11 yıl önce işletmeye aldık ve 12 ay kapatmadan Bodrum bölgesinde mücadeleye birkaç otel olarak devam ediyoruz. 
Eğer başta iklim olarak en değerli bölge olan Bodrum’a ve diğer bölgelere kış uçuşları başlarsa ve onlarca otel ufak bir revizyonla 12 sağlıklı yaşam oteli olarak hizmet verecek konuma getirilirse ülke ekonomisine en az 20 milyar dolar katkı sağlanacaktır.

Etiketler:
 
İkinci el eşyalarınız belki de bir başkasının ilki
 
Kanada'daki parklarda hayvan ölümleri
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Daha yeşil bir Keçiören için kollar sıvandı
“Keçiören yeşillikler cenneti olacak” diyerek göreve başlayan Keçiören ...
Ankara'nın patronları: Melih Fer Solmaz
Köşemize bu hafta FER BAL Yönetim Kurulu Başkanı Melih Fer SOLMAZ’ı konuk ...
Ankara'nın Patronları: Yeşim Arslan
Köşemize bu hafta Özel Arki Eğitim Kursu’nun sahibi, eğitimci Yeşim Arslan ...
 
'Aspir'in getirisi buğdayın 3 katı
Kurak iklim koşullarına dayanıklılığı ile dikkati çeken, bitkisel yağ ...
Türkiye'den 150 ülkeye meyve suyu ihracı
Dünyanın ağzını Türk meyve suları tatlandırıyor. Türkiye’nin meyve suyu ...
Ankara'nın patronları: Ayşegül Nerde
Köşemize bu hafta Ankaralı mekan ve yemek yazarı Ayşegül Nerde‘yi konuk ...
 
Ankara’nın Patronları Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
Köşemize bu hafta Çankaya Arabuluculuk Merkezi’nin Kurucu Ortağı olan ...
Çankaya’da dayanışma güçlenecek
Sosyal belediyecilik ilkeleri ile çeşitli projeleri hayata geçiren Çankaya ...
Ankara'nın Patronları Aslı Sayan
Köşemize bu hafta Chess Reklamcılık firmasının kurucu ortağı olan Aslı ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ARAÇ MUAYENESİ ÖNCESİNDE NE YAPMALI ?
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
GÜZEL ATLAR ÜLKESİNİ GÖRMEYEN VAR MI?
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI
Esra SARI
Esra SARI
BİZ, ACABA 'YÜZEN ÖRDEK SENDROMU'NA MI YAKALANDIK?
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
AB(D)’NİN ''LİBYA'' ISRARI
Oğuzhan SARI
Oğuzhan SARI
ASGARİ ÜCRETTE BEKLENTİ AÇ KALMAMAK
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
SURİYELİLER İLE YAŞAMAYA ALIŞMAK
Hatice Karataş
Hatice Karataş
ENGELLER ENGEL DEĞİL
Arda ÇELİK
Arda ÇELİK
TÜRK KADINI
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
DÜNYA 'ŞİRKİSTAN'A DÖNDÜ...
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
KADIN CİNAYETLERİ VE KADINA SAYGI
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
DÜŞÜNCE ÜRETMEYE FIRSAT VERİLMELİ
Ayşe Aybike Yılmaz
Ayşe Aybike Yılmaz
DOĞRU BESLENME DEPRESYONU AZALTABİLİR
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
GIDA GÜVENLİĞİ YAŞAMSALDIR
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BÜYÜME TARAFINA GEÇİŞ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
DOĞU AKDENİZ ÜZERİNE YAPILAN GİZLİ HESAPLAR BOZULDU
Hatice TOPÇU
Hatice TOPÇU
MODERN KÖLELİK
Av. Zeynep YETİŞGİN
Av. Zeynep YETİŞGİN
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
AMAN DİKKAT!
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
İLKLERİN KADINI SABİHA RIFAT GÜRAYMAN
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
YEREL SEÇİMLER İÇİN BİR DEĞERLENDİRME
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva