ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








Kışın ayva yemeyi ihmal etmeyin
Kışın ayva yemeyi ihmal etmeyin
Uyku apnesi 20’li yaşlara kadar indi
Uyku apnesi 20’li yaşlara kadar indi
24. İklim Konferansı uzatıldı
24. İklim Konferansı uzatıldı
İspanya Shakira'yı vergi kaçırma suçladı
İspanya Shakira'yı vergi kaçırma suçladı
Milyonlarca Yemenli Hudeyde anlaşmasını bekliyor
Milyonlarca Yemenli Hudeyde anlaşmasını bekliyor
HABERLER>RÖPORTAJ
16 Ekim 2018 Salı - 07:28

Ankara'nın patronları Ebru Kum

Bu hafta RİM Ajans’ının yöneticisi, başarılı bir iş kadını olan Ebru Kum ile bir araya geldik. Kendisiyle reklam, iletişim, dijital medya ve medyaya dair her şeyi tüm detayları ile konuştuk.

Ankara nın patronları Ebru Kum

VELİ SARITOPRAK: Ebru Kum, RİM Ajans’ı ve sizi tanıyabilir miyiz?
EBRU KUM:  
 Tabi, o zaman önce kendimden başlayayım… Ben Trabzon’luyum ve üniversite hayatıma kadar da orada yetiştim. Bu nedenle de kendimi geçekten çok şanslı buluyorum çünkü belki de sahip olduğum birçok yetenek ve yeniye olan ilgim, durmak bilmeyen tarafım, zorluklarla mücadele edebilme yetim ve yakın ilişki kurabilme becerim (arkadaşlık, dostluk, paylaşma, yardım, alışveriş vb.) bana o şehirde kazandırılan edinimler. Bunu özellikle Trabzon’ dan çıkınca anladım. Sadece hırçın ve muhteşem coğrafi şartları değil aynı zamanda spor ve sanat şehridir Trabzon ki benim çocukluğumdan itibaren hep hayatımda olan unsurlardı bunlar. 
Eğitim hayatımdaki farklı alanlar, kariyerimdeki çok yönlü ve uluslararası tecrübeler ve elbette kişisel meraklarım beni multidisipliner biri yaptı sanırım.Tecrübelerim, eğitimlerim ve gelişime yönelik merakım sayesinde sınırlara veya sınırlı tabirlere çok uygun biri değilim.
Bilgisayar ve dil üzerine bir lise bitirip tiyatro ve iletişim sektörü dışında bir hevesim olmadığını görünce İletişim Fakültesi’nde okudum ve tiyatroyu da hiç bırakmadım. Mezun olduğumda yine kriz ortamı ve küçülen bir medya sektörü vardı. Böyle olunca başka güzel fırsatları değelendirme şansım oldu ve bambaşka konularla tanıştım. Kalite yönetim sistemleri, iş güvenliği ve çevre yönetim sistemleri, pazarlama, kalite altında birçok proje yönetimi, kurumsallaşma ve süreçleri, mükemmellik modelleri, analizler gibi iş geliştirmeye, birçok yönden strateji kurmaya ve yürütmeye yönelik çok şanslı tecübelerim oldu.
En son Bakü’de büyük bir yapıda yönetici olarak çalıştıktan sonra Türkiye’de eğitimini aldığım iletişim sektörüne dönmeye ama öğrendiğim her şeyi de birbirine entegre etmeye karar vedim ki bunun zaten marka yönetimi, reklam ve pr için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu da bulunduğum sektörlerde deneyimlemiştim.
RİM Ajans, reklam– iletişim - medya üçlemesininin bileşkesidir ve iş yaşamının birçok aşamasını tecrübelemiş, büyük yapılarda, şantiyelerde, sanayide üretimin birçok aşamasına şahitlik etmiş; yönetici ve çalışan zihnine ve dinamiklerine hakim, beklenti ve davranış modellerini tecrübeleştirmiş bir aklın, farklı tecrübe ve akıllarla deneyimleri sonucu ortaya çıkarılmış bir yapıdır. 
Diğer tüm reklam, iletişim, dijital medya, prodüksiyon ya da marka ajanslarından farkımız tamamen uzun zamana ve farklı alanlara yayılmış tecrübelerimiz ve multidisipliner bir yapıya sahip olmamız diyebilirim. RIM Ajans’ı da bu şekilde özetlemiş olayım.

VELİ SARITOPRAK: Ne kadar süredir işin bugunkü kısmındasınız?
EBRU KUM:
Yaklaşık yedi senedir aktif olarak medya, prodüksiyon, marka ve dijital kısımdayım ağırlıklı olarak ama diğer tüm çalışma hayatım boyunca da bu işlerden hiç kopmadım. Çalıştığım tüm yapılarda gerektiğinde bu faaliyetlerin sürekli içinde oldum, marka çalışmalarına katıldım. Genelde iletişim çalışmalarıyla ilgili ayrı departmanlar da yoktu dolayısıyla kendi içimizde tecübeli ve bilgi olan kişiler bu anlamda çeşitli görevleri üstleniyorduk, bir de ben zaten çeşitliliği sevdiğim için hep içinde oldum.

VELİ SARITOPRAK: Markalaşma ve pazarlamanın, dijital dünya ile ilişkisi nedir sizce ya da nasıl olmalıdır ?
EBRU KUM:
Markalaşma uzun ve keyifli bir yolculuktur aslında, çocuk yetiştirmek gibi, aile olmak gibi… Güven, istikrar, kalite üzerine kurulur. Farklılıklarınızı ortaya iyi koymanız gerekir, kişiler elde edeceği verimi ve avantajları bilmek ve deneyimlemek isterler. 
“Hiçbir şey tek başına ve bağımsız değildir” her şey birbiriyle entegre ve iç içedir. Özellikle bugünkü koşullarda sadece iyi bir ürününüzün olması sizi yılın satışçısı yapamayacak ya da iyi bir web sitenizin olması da sizi illa ki pazarlamada en başarılı kılamayacak. Çok ayaklı, iç içe geçmiş ve her şeyin birbirini etkilediği bir dinamik var ortada. Her iki tarafta da bu böyle hem satıcı hem de alıcı için. 
Artık insanlar her bilgiye kolaylıkla ulaşıyor, kıyaslıyor, değerlendiriyor ve tercihlerde bulunuyor. Çok fazla bilgi, rekabet ve alternatif var. Özellikle internet dünyasında. Dolayısıyla seçeneklerimiz ve seçimlerimiz devreye giriyor.
Tüketici olarak “bu seçme hakkını en akıllıca olacak şekilde kullanmak istiyoruz.”Pazarlama içinse bu kadar seçeneğin kişileri getirdiği bu seçim noktasında alınan kararları neler etkileyecek, tercihleri ne şekillendirecek diye iyi düşünmemiz gerekiyor. Markalaşmaktan başarılı bir pazarlama için bahsediyoruz, aslında temel ihtiyaç pazarlama yani ekonomik döngü. Peki bunu yapmak için neye ihtiyacımız var başarılı bir pazarlama stratejisine. İşte bu noktada başlıyor süreç ve o günün ihtiyaçlarına ve geçerliliklerine göre kendimizi konumlandırıyoruz. Dijital medya ya da dijital dünya bize neredeyse sınırsız olanaklar sunuyor ve aslında çoktan da dönüştürdü. Örneğin dijital dünyada başarılı olmanız için dükkanınızın veya ofisinizin nerede olduğu pek de önemli değil, siz esas dijital de neredesiniz buna bakılıyor. Web sitesi, sosyal medyası olmayan bir firmayı artık güvenli bile bulmuyoruz. Neyi saklıyor, neden saklanıyor ya da neden kendini açmıyor diye sorular sormaya başlıyoruz. Zaten ulaşılır da olamıyorlar yani dijitalde yoksalar gündemde olamıyorlar bilinmeyen kitleler tarafından.
Tabii şu ana kadar bu dünyanın güzel kısımlarından bahsettik biraz ama konu bu kadar değil; bir marka veya ürünün dijital dünyada konumlanması, güven telkin etmesi ya da markalaşması geleneksel marka ve pazarlama stratejilerini silip atmıyor aksine entegre ediyor, daha fazla içselleştiriyor ve daha çok öne çıkarıyor. Yani yaptığınız ve yapmadığınız, doğru yaptığınız ya da yapmadığınız her şey çok daha göz önünde ve farkedilir oluyor. Dijital dünya kullanım açısından çok daha hızlı, konforlu, yol aldırıcı ama orada bilinçli bir plan içerisinde var olursanız. Örneğin ben SEO çalışıyorum, sosyal medya yönetimi yapıyorum, web yapıyorum ve karşımda muhteşem yapay zekalarla çalışan bir sistem var. Dijitali asla kandıramazsın, Google’ı veya İnstagram’ı kandıramazsın! Dijital dünyanın kendi ekosistemini ileri teknoloji yapay zekalar yönetir ve o bile dürüstlüğünü sorguluyorsa ki bence bu çok güzel bir ayrıntı, geleneksel anlayışlarımız eskisinden çok daha önemli diyebiliriz. Bu nedenle pazarlamanın ve markalaşmanın dijital dünya ile ilişkisi dürüst, sürekli ve tutarlı olmalıdır. Tıpkı insanın temel ihtiyaçları gibi ve artık insanların zaten aradığı samimiyet ve güven gibi…

VELİ SARITOPRAK: Dijital dönüşüm çoktan oldu diyorsun yani?
EBRU KUM:
Evet tabiki oldu, sadece bazı kısımlarına bir kısmımız daha yavaş adapte oluyoruz. Bunu her yönüyle kullanan ve üreten büyük bir kesim var dünya geneline bakarsak. Bizim için de dijital dünyanın en önemli araçlarından biri akıllı cep telefonlarıydı ve bugün kimin yok ki? Ya da artık analog bir şeyimiz kaldı mı?
Kendi ülkemiz açısından düşünürsek dijital dönüşümün hangi noktası artmalı ya da dijital dönüşümden beklenti ne olmalı dersek; veriye ulaşma, veriyi anlamlandırma ve veriyi başarılı bir çıktıya dönüştürme noktasında hala dönüştüğümüz doğru. Mesela bu noktada da gelenekçi zihniyete bunu anlatma ve önemini kavratma noktasında sıkıntı yaşabiliyoruz. Yani hala internet bankacılığıyla ödemelerini yapmaya asla yanaşmayan bir kesim bile varsa, siz düşünün. 
Dijital dönüşüm en çok da “nasıl veri elde edebildiğimizi” anlatmak için önemli. Sisteme, kişilere veya firmalara hizmet eden noktaları, bu yapay zekanın kendilerine sağladığı ve sağlayabileceği avantajları çok iyi anlatmak ve göstermek gerekiyor. Özellikle tüketici noktasında verilerin neye yaradığı, ne anlama geldiği ve bu verinin firmalara nasıl dönüş sağlayabileceği, nasıl kullanılabilir dataya dönüşebileceği noktasında hala istenen dönüşüm gereksinimi var ama bundan henüz hiç haberi olmayan da birçok firma var tabi. Durumun böyle olması nedeniyle “dijital dönüşümünü henüz gerçekleştiremeyen” bir kesim olduğunu söylemek sanki daha doğru olurdu.

VELİ SARITOPRAK: siz bu konuda nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz?
EBRU KUM:
Biz yeni nesil anlayışla firmaların dijital dönüşümlerine pazarlama, markalaşma ve tanıtım faaliyetleri penceresinden destek olacak hizmetler sunuyoruz. Dijital konumlanma bizim için en güçlü araçlardan biri tabiki ama bunun nasıl, hangi platformda ve ne şekilde olacağını öncelikle çok doğru belirlemek gerekiyor. Çünkü dijital dünyada aynı zamanda çok da hızlı değişim yaşanabiliyor ve optimizasyon gerektiriyor. Örneğin bir A ürünü instagramda başarılı olabilirken bir B ürünü için her şey çok farklı gelişebiliyor. Bu nedenle biz her konuyu kendi içinde sıfırdan ele alarak ilerliyoruz. Bu bir kişi de olabilir bir ürün de, farketmez. Her başlık kendi açılımlarını ve kümelerini belirler. 
Yani önce analiz ve değerlendirme süreci sonra da planlamaya geçerek bir yol haritası oluşturuyoruz. Markalaşmakta bahsettiğim her şey bu plan için önemli. Çoklu düşünerek bütüncül hareket etmek, tutarlı olmak şart. Gerektiğinde sunum, tavır, içerikle uygunluk, iç ve dış süreçlerin tutarlılığı gibi her noktayı en ince ayrıntısına kadar planlıyoruz. Tabi geçmişte diğer sektörlerdeki iş tecrüblerimin bu noktada çok faydasını görüyorum ve müşterilerime de bunu yansıtarak bir konfor sağlıyorum. 
Biz datayı bu şekilde önce müşterimizden alıyoruz, sonra hedef kitleden. Tüketicinin bıraktığı ayak izlerini takip ediyoruz. Bu dataya göre aksiyon alabiliyoruz, bu dataya göre içeriklerimizi yönlendirebiliyoruz, optimizasyonlar yapabiliyoruz, satın alma yolculuğunu değerlendirebiliyoruz ve gerektiğinde yeni kararlar alabiliyoruz. Sektöre ve ürüne göre kullanıcı tercihleriyle hizmeti ve ürünlerini anlayarak, ölçerek ve verilendirerek buluşturuyoruz. Marka hedefi ve planmasıile bu verilerin kombinasyonlarını alarak sürekli yeni bir üretime giriyoruz ve 360 derece hizmet verebiliyoruz, tek şart marka stratejisine sadık kalarak sürekli optimizasyonu sağlamak ve içeriği oluşturmak.

VELİ SARITOPRAK: İş yerinizi Ostim’ de seçmenizin özel bir nedeni var mıydı?
EBRU KUM:
Tabii ki vardı, ben inşaat ve sanayi sektöründe büyüdüm, yetiştim. Uluslararası proje ve yapılarda bulundum. Bir üretimin ya da sanayinin toplumlar için öneminin farkındayım. Orada pazarlamayı ve dijital dünyayı kullanması gereken binlerce firma var, yaratım var, denemeler var. Ostim çok dinamik bir yapıda ve kuluçka merkezi gibi aynı zamanda. Onların dilini anlayabildiğimi düşünüyorum ve gerçek bir üretim arenasında bir girişim ofisi olmak istedim. Benimle henüz herkes tanışmıyor ama tanışanlar açısından memnuniyeti görünce ben de iyiki böyle yaptım diyorum. Benim bu iletişim hikayesi yanında startup bir yapım var. İş yerimde bir hikaye de TheOfis çatısı. Bu çatıda girişimcileri, değişmek isteyenleri, yol almak için gayret edenleri, gelişim yolunda olanları kendi nezdimde nacizane buluşturmak ve destek arenası yaratmak istiyorum. Bence Ostim bu ve daha birçok şey için muhteşem bir yer.


VELİ SARITOPRAK: peki şu an ekonomik bir sarsıntıdan geçiyoruz ülke olarak ve siz de kendi işinizde yeni bir girişimcisiniz, sektörünüzün durumunu nasıl değerlendirirsiniz bu açıdan?
EBRU KUM: 
Aslında tam da böyle bir dönemde reklamda ve online olmak daha bir gereklilik aslında. Zamanı daha iyi kullanan satışta da öne geçecek. Yapılan işleri daha çok tanıtmak, avantajları ortaya koymak, daha çok kişiye ulaşmak zorundayız.Bihassa yurt dışına! Bu dönemi daha planlı ve ihmal ettiğimiz noktalara eğilerek avantaja da dönüştürebiliriz. Hayat akıyor, ihtiyaçlar uzun vadeli ertelenemiyor. Daha planlı, stratejik ve dönüşüm hızını hesaplayarak ilerlemek gerekiyor. Bu anlamda bir firmanın en çok da pazarlama çalışmalarına daha çok asılması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu, böylesi bir dönemde daha da mecburiyet. Zaten bunun farkıdan olan tecrübeli firmalar da buna daha çok eğiliyorlar.

VELİ SARITOPRAK: çok teşekkür ederiz bu keyifli sohbet için
EBRU KUM:
Esas ben çok teşekkür ederim. Sizin gibi bir duayenle konuşmak, kendimi anlatmak muhteşem bir deneyim benim için.

Etiketler:
 
Kapadokya'da yeni 'altın yıl' heyecanı
 
Neşeli minikler turşu kurdu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ankara'nın Patronları Deniz ve Taner GÖLPUNAR
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ankara Komedi Festivali ile ilgili olarak ...
Ankara'nın Patronları Sevgi Şahin
Güzellik sektöründe bir dünya markası olan Essi Güzellik ve Estetik, Essi ...
Aracınızı eğitimli teknisyenlere emanet edin!
Gazetemizin sorularını yanıtlayan Göçük Sepeti Genel Müdürü Aşkın Önver, ...
 
Lazer Epilasyon doğru ellerde güvenilir bir işlem
Lokman Hekim Akay Hastanesi bünyesinde faaliyetine devam eden sağlıklı ...
Benim çizdiklerimin hepsi, bir çığlık
Usta karikatürist Tan Oral’ın “Evet Efendim” sergisi, Ankaralı sanatseverleri ...
Ankara’nın Patronları Temel Eken
Köşemizde bu hafta hem başarılı bir avukat hem de sıkı bir sivil toplumcu ...
 
Ankara’nın Patronları Eda Akgün
Bu haftaki konuğumuz THE MARK firmasının kurucusu ve sahibi, başarılı ...
Ankara’nın Patronları Murat Korkmaz
Bu hafta Vela Balık Restoranı’nın sahibi ve işletmecisi sayın Murat Korkmaz ...
Sokak hayvanlarını sevdiren adam
Ahmet Eskioğlu, “Sokak hayvanları konusu çok hassas bir konu. İnsanlar ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
MÜNBİÇ VE FIRAT'IN DOĞUSUNUN ÖZGÜRLEŞTİRİLMESİ
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
HATIRALARIMIZ SİLİNMESİN
Halil YATAR
Halil YATAR
KARDA EĞLENİRKEN DİKKAT EDİN
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
YENİ YILDA YENİ BİR HAYAT..
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
EN ÇOK KAZANAN 10 YOUTUBER
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
BÜYÜME ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BEKLENTİLERİN ALTINDA
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
SARI YELEKLİLER VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
MONTREUX SÖZLEŞMESİ VE TÜRKİYE’NİN ÖNEMİ
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
SAVUNMA SANAYİNDEKİ İHRACAT ARTTI
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
İNSAN HAKLARI EVRENSEL; İNSAN HAKLARI İHLALİ DE!
Esra SARI
Esra SARI
DÜNYA KÜÇÜLÜRKEN SORUNLAR MAALESEF KÜÇÜLMÜYOR
Gülçin KARLI İPEK
Gülçin KARLI İPEK
ENGELLİYE ASLA ENGEL YOK!
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
İNSANIN VAROLUŞ AMACI VE SALİH AMEL KONUSU ÜZERİNE
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
TOPLUM LAYIK OLDUĞUNU İLLAKİ BULUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva