ANA SAYFA GÜNDEM EKONOMİ ŞİRKETLER ÖZEL HABER ANKARA RÖPORTAJ SAĞLIK VİDEOLAR








'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
'Türkiye eğitimdeki yatırımlarla örnek oluyor'
Türk gemisine tacize engelleme
Türk gemisine tacize engelleme
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Eski hakime FETÖ üyeliğinden ceza
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
Bütçeden en yüksek pay Hazine ve Maliye Bakanlığının
'İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede'
"İş gücüne katılım oranı en yüksek seviyede"
HABERLER>KÜLTÜR-SANAT
11 Ekim 2018 Perşembe - 07:47

Ağlatmanın kolay, güldürmenin zor olduğunu biliyoruz

"Yanık Devrem" oyununun yazarı Hale Canat Cürgül, oyunun annesiz bir evde evlatları için fedakarlıklar yapan bir babanın yaşadıklarını anlattığını belirterek, "Ağlatmanın kolay, güldürmenin zor olduğunu biliyoruz." dedi.

Ağlatmanın kolay, güldürmenin zor olduğunu biliyoruz

Bugüne kadar "Yürekteki Güç", "Oyuncakçı Dükkanı" gibi çocuk oyunlarının yanı sıra "Şehidin Türküsü", "Bana Mahşeri Anlat", "Sıradışı Martı" gibi yetişkin oyunlarını da sahneleyen Yakaza Tiyatrosu ekibi AA muhabirine konuştu.

Hale Canat Cürgül'ün yazıp Erol Karaduman'ın yönettiği ve 15 Ekim'deki prömiyerinde izleyiciyle buluşacak "Yanık Devrem" oyununa ilişkin değerlendirmede bulunan Cürgül, tiyatro ve sinema yazarlığına her zaman ilgi duyduğunu ve 2 yıl önce sahnelenen "Sıradışı Martı" oyunuyla bu arzusunu gerçekleştirdiğini, oyunun geri dönüşlerinin de çok iyi olduğunu ifade etti.

Aynı zamanda tiyatro sanatçısı, şair ve yazar Hasan Nail Canat'ın kızı olan Canat Cürgül, bir aile geleneği olarak işin mutfağında yetiştiğini ve yaklaşık 20 yıldır sahne sanatları ve tiyatroyla ilgilendiğini söyledi.

"Sıradışı Martı" oyunundan sonra komedi üzerine bir çalışma yapmak istediklerini ve "Yanık Devrem"in bu düşünceler sonrasında ortaya çıktığının belirten Canat Cürgül, şunları kaydetti: "Sıradışı Martı" oyunu eşim Birol Cürgül'ün başrolde oynadığı, Fatih Mehmet Koç’un yönettiği, daha çok kendi iç dünyamıza ışık tutan, toplumla problemlerimizi ve kendi içimizde yaşadığımız sıkıntıları gerek durum komedisi gerekse dramatik bir dille anlatan bir oyundu. Edebi bir metin olarak çalıştım. Türk toplumu olarak nelere gülüyoruz? Bunun eleştirileri ve araştırması benim için bir başlangıç noktası oldu."

"Babaların bir kenarda mahzun kaldığını görüyoruz"

Komedi yazmanın gerçekten zor olduğunu vurgulayan Hale Canat Cürgül, "İnsanları ağlatmanın kolay ve güldürmenin zor olduğunu biliyoruz. Hedefimize ne kadar ulaşırız, yaklaşırız bunu kestirmek zor. İyi-kötü tedavi edici her türlü eleştiriye açık olarak bu alanda bir yaraya merhem olacak ufacık bir haslet bizde barınıyorsa, bunu insanlarla, çevremizle, sanatseverlerle paylaşabilmek adında elimizden geleni yapmaya her zaman hazır olacağız." dedi.

"Sıradışı Martı" oyununu yazarken, sonbaharda gittiği Eyüp Sultan'daki bir kafede ayakkabılarını çıkarıp uzun süre yere bastıktan sonra üşümenin vücudunu sarmasını bekleyip, bu şekilde üşüyen bir adamı kaleme aldığını anlatan Canat Cürgül, şunları söyledi: "Bu oyunu yazarken de hep o geldi aklıma. Çünkü hissetmeden yazamıyorsunuz. Oynayan ekip tamamen erkeklerden oluşuyor. Bir erkek nasıl konuşur, nasıl tepki verir, ne yapar bunları gözlemlemek çok önemli. Öncelikle çok gözlem yaptım, araştırmalar yaptım. Bizim insanımızın kendi kalitesine uygun, ahlaki sınırlar içinde, gülebilecekleri bir şeylere rastlamaları gerektiği kanaatindeyim. Bir hafta sonu komedi izlemek için tiyatroya giden aileler rahatsız olmadan ve çocuklarından utanmadan, çocukların da çirkin şeyler öğrenmeden evlerine dönüp 'bugün de çok eğlendik fakat yine heybemiz dolu döndük' diyebilmeleri için yazmaya başladım."

Canat Cürgül, "Yanık Devrem" oyununda mesaj verme yerine 'biz kimiz ve nasıl bir aile yapımız var' üzerine düşündürmeyi amaçladıklarını dile getirerek, "Şu an gündem olan annelik ve kadınlar üzerinden bazı açılımlara gidiliyor. Ama babaların bir kenarda mahzun kaldığını görüyoruz. Bu oyunda bir baba karakterimiz var. Annesiz bir ev bu, evde babanın evlatları için kendisini heder etmesini izliyoruz. Bunun içinden komedi durumları da yaşıyoruz. Ve akabinde kendi ailesi için fedakârlık etmiş babayla birlikte evlatların doğru yolu bulmak için adımlar atışını görüyoruz. Kendi toplumumuza, kendimize ayna tutuyoruz. Bizim başka cephelere bakmadan önce kendimizi çok iyi tanımamız gerekiyor. Bu oyunu yazmadan önce tek odaklandığım şey biz kimiz olgusuydu." ifadelerini kullandı.

"Gerçek bir aile komedisi doğdu"

Oyunun yönetmenliğini üstlenen Erol Karaduman, tiyatro ile tanışıklığının 1980'de İstanbul belediye konservatuarıyla başladığını, kısa bir süre değişik gruplarda oynadıktan sonra şu an birlikte oynadığı grupla tanışana kadar tiyatrodan uzun süre ayrı kalmak zorunda kaldığını söyledi.

"Müthiş bir elektrik oldu, aile ortamı doğdu." diyen Karaduman, çocuk oyunlarıyla başladıklarını, sonrasında ağır bir drama olan "Bana Mahşeri Anlat" ve hemen akabinde "Sıradışı Martı" ile devam ettiklerini, yaklaşık 10 yıldır birlikte çalıştıklarını ifade etti.

Karaduman, iki drama oyunundan sonra oyuncuların komedi türü bir yapımda yer almak istediği, oyunun yazarı Hale Canat Cürgül'ün de bunu görerek "Yanık Devrem" oyununu yazdığı değerlendirmesine bulundu.

Seyircinin oyunda klasik tiyatroyu yaşarken, geleneksel Türk tiyatrosundan da motifler bulacağını dile getiren Karaduman, şunları söyledi: "Seviyeli komedinin çok çok az olduğu günümüzde gerçek bir aile komedisi doğdu. Çok iddialıyız bu konuda. Seyirciler kendi yaşamlarından noktalar bulacaklar. Düzgün, seviyeli, ailece izlenebilecek bir komedi, tüm seyirciyi bekliyoruz."

"Gayri ahlaki bir şeyi sahneye koymadan da komedi yapılabilir"

Yakaza Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni ve oyuncu Birol Cürgül ise sanat yaşamına 1994'te Hasan Nail Canat'ın "Adım Sahnesi"nde usta-çırak ilişkisiyle başladığını hatırlatarak, "Rahmetli üstadımızın vefatından sonra 2005 yılında Yakaza Tiyatrosu'nu kurduk. Yıllardır birlikte sahne aldığımız arkadaşlarımızla birlikte yola devam edelim istedik." dedi.

Çocuk oyunları ve çeşitli sahne gösterilerinin ardından son 5-6 sezondur yetişkin oyunlarını ön plana çıkarmak istediklerini belirten Cürgül, şunları söyledi: "Genellikle yerli oyunları tercih ediyoruz. Kültür-sanat alanında özellikle de tiyatroda yerlilik noktasında sıkıntılarımız olduğunu görüyoruz. Yabancı oyunların da elbette çok kıymetli ve değerli olanları var, onların yeri ayrı. Ama biz kendi kültürümüzü, kendi sanatımızı, kendi yaşam biçimimizi, sanata bakış açımızı, dünya görüşümüzü ortaya koymayı daha ön plana aldığımız için yerli oyunlardan şaşmamaya çalışıyoruz. Bu yerli oyunların da daha önceden yazılmış eski oyunlar değil; yeni yazılan, bugünün toplumunu anlatan, bugünün dilini kullanan ama geçmişle bağını muhafaza eden bir tiyatro bakış açısına sahip olmasını istiyoruz. O yüzden eşim Hale hanımın yazdığı oyunları daha çok oynuyoruz. Tabi elbette başkalarının oyunlarını da sergileyebiliriz."

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "Sıradışı Martı"nın yılın tiyatro oyunu ödülünü aldığını hatırlatan Birol Cürgül, bir komedi olarak sahnelenen "Yanık Devrem"in herkesin ailece izleyebileceği bir nitelikle olduğunun altını çizdi.

Birol Cürgül, oyunun zır komedi bir oyun değil, aile komedisi olduğunu vurgulayarak, "Bel altına işlemeyen, ahlaki noktalarda sıkıntısı bulunmayan bir oyun. Buna özen gösteriyoruz. Çünkü espri veya komedi yapmak deyince insanların aklına özellikle bu tarz oyunlar geliyor, biz bunu yıkmak istiyoruz. Komedi bunlara mahkum değil. Gayri ahlaki bir şeyi sahneye koymadan da komedi yapılabilir. Biz bu konuda iddialıyız. Komedi oyunumuzun da yerli ve bu günün insanının yaşadığı mevzuları konu alan bir oyun olmasını istiyoruz. Türk tiyatrosunda yerli oyun yazarlığı, yerli tiyatro anlayışı ve güncel oyunlar çok büyük eksikliğimiz. Biz bu açığı tamamlamaya gayret ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"Herkes bu oyunda mutlaka kendinden bir şeyler bulacak." diyen Cürgül, komedinin altında yatan dramı da oyun içerisinde verdiklerini dile getirdi.

Cürgül, "Bizim oynadığımız salonlar daha çok genel halk kitlelerinin yaşadığı çevrelerde. O yüzden halk kendisini buluyor oyunda. İzleyicilerimizden oyun sonrasında görüşlerini alıyoruz. Yerli oyun olması, bildiği, tanıdığı, hissettiği, algıladığı bir şeyi görmesi seyirci üzerinde daha etkili oluyor. Farklı simgesel gösterimler herkes tarafından algılanamayabiliyor." diye konuştu.

"Her oyunda çıtayı yükseltmeye çalışıyoruz"

Oyuncu Fatih Mehmet Koç, uzun süredir tiyatro yaptığını belirterek, "1990'lı yıllarda bir gün tiyatro yapan abilerimizi görünce heveslendim, ben de yapabilir miyim diye yanlarına gittim, öyle başlamış olduk. Birlik Sahnesi'yle başladık daha sonra Hasan hocayla Adım Sahnesi'yle devam ettik, bugünlere kadar geldik." dedi.

Oynadığı role ilişkin değerlendirmede bulunan Koç, "Yanık Devrem'de bana Ali diyen var, Ali yanık diyen var, Recep diyen var, usta diyen var, devre diyen var, bu evdekilerin çok da akıllı olduğunu düşünmüyorum. Bu karakteri canlandırıyorum, sürpriz bir karakter. Oyun güzel bir aile komedisi. Gelenlerin keyif alarak seyredeceğini düşündüğüm bir oyunumuz, gelsinler seyretsinler." diye konuştu.

Yakaza Tiyatrosu olarak her sene, her oyunda çıtayı biraz daha yükseltmeye çalıştıklarını vurgulayan Koç, şunları kaydetti: "Sıradışı Martı bunun ilk ayağıydı, şimdiye kadar yaptığımızın dışında acaba daha iyisini nasıl yaparız diyerek başladık. Şimdi komedi deniyoruz bunda da çıtayı biraz daha yukarı koymanın hedefindeyiz, inşallah sonuçları da güzel olur ki bu güzel sonuçlar bizim önümüzdeki yıllarda Allah ömür verirse hazırlayacağımız oyunlara da bir hazırlık olur. Sürekli bir şeyler deniyor, kendi içimizde ilerlemeye çalışıyoruz."

Seyrantepe Kültür Merkezi'nde 15 Ekim'de prömiyeri yapılacak "Yanık Devrem" oyunu, 19 Ekim'de Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi ve 26 Ekim'de de Eyüp Sultan Kültür Merkezi'nde tiyatro severlerle buluşacak.

 
Yerli ve yabancı kuklacılar başkentte buluşuyor
 
Babasına özenerek başladı Türkiye üçüncüsü oldu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yerli ve yabancı kuklacılar başkentte buluşuyor
Bu yıl 4'üncüsü düzenlenecek Uluslararası Ankara Kukla Festivali'nde 9 ...
'Ümmiye teyze' ve ekibi Almanya yolunda
Mersin'de kurduğu Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu ile kadınların ...
2 bin 600 yıllık tarihin izleri ortaya çıkarılacak
Kültür ve Turizm Bakanlığının onayı ile 33 medeniyete ev sahipliği yapan ...
 
Yabani otların altından 2200 yıllık antik kent çıktı
Antalya'da 7 yıl önce define avcılarının sözlerinden yola çıkarak dağlık ...
Hollywood filmlerinde Türk imzası
Genç yaşında ideallerinin peşinden giderek Kanada'da ilk önce dil, ardından ...
Boğaziçi Film Festivali yarışma filmleri açıklandı
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jürisi Serdar Akar, Begüm Birgören, ...
 
'Aristios ailesi'nin 2300 yıllık mezarı bulundu
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyündeki Assos Antik ...
Karadeniz'e 'dalga' formunda müze
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Samsun Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Samsun ...
Sinop Tarihi Cezaevi'nin cazibesi artırılacak
Sinop'ta 1887 ile 1999 yılları arasında hapishane olarak kullanılan, 2000 ...
 
TİCARİ HAYAT GAZETESİ
ARŞİV
ÇOK OKUNANLAR
YAZARLAR
Mustafa YILDIZ
Mustafa YILDIZ
BAŞLARKEN
Burcu ŞEN
Burcu ŞEN
YALNIZLIK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Bünyamin ALTINTAŞ
Bünyamin ALTINTAŞ
POLİSİYE TEDBİRLERLE ENFLASYON DÜŞER Mİ?
Mert Can DUMAN
Mert Can DUMAN
SANAYİ ÜRETİMİ VE ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BEKLENTİLERİ
İsmail CİNGÖZ
İsmail CİNGÖZ
ABD-ÇİN MÜCADELESİ VE DOĞU TÜRKİSTAN SORUNU
R Bülend KIRMACI
R Bülend KIRMACI
TAKIM OYUNU
Duran AKKAYA
Duran AKKAYA
ALDIĞIMIZ ÜRÜNÜ DENETLEYECEĞİZ
Seda TOLMAÇ
Seda TOLMAÇ
KADIN
Gülçin KARLI
Gülçin KARLI
SONBAHARIN TADINI SİNEMADA ÇIKARMAK İSTEYENLERE…
Halil YATAR
Halil YATAR
ENFLASYONLA MÜCADELE...
Ömer AĞAÇLI
Ömer AĞAÇLI
HAZRETİ MUHAMMED’İN ÜNİVERSİTESİ
Şira Yıldız ASAN
Şira Yıldız ASAN
HAYATINIZI SADELEŞTİRİN
Esra SARI
Esra SARI
BİRTAKIM KÜÇÜK ÖNLEMLER BİZİ GRİPTEN KORUR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
Ceren Tuğçe ÖZDEMİR
ENDİŞE VERİCİ!
Hicret TÜRKMAN
Hicret TÜRKMAN
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Gamze Nur ERGİL
Gamze Nur ERGİL
BABA’YA İTHAFEN
Dursun ERKILIÇ
Dursun ERKILIÇ
LİBAS
Fatma Sena YAMAN
Fatma Sena YAMAN
SEVİNCİ ŞÜKÜR, ÜZÜNTÜSÜ SABIR
Serkan KUMDAKÇI
Serkan KUMDAKÇI
SEYRE DEVAM
Prof.Dr. Esat ARSLAN
Prof.Dr. Esat ARSLAN
YENİDEN "MİSAK-I İKTİSAT"
Can Berk KANAT
Can Berk KANAT
DİŞİYİ KİŞİ YAPALIM!
Esra  YAZDIÇ DEMİR
Esra YAZDIÇ DEMİR
ŞALVARIYLA KÜRSÜYE ÇIKIYOR, AKADEMİSYENLERİN YAPAMADIĞINI YAPIYOR
Şahap YILMAZ
Şahap YILMAZ
İŞ PLANI NEDEN ÖNEMLİ?
Ali Asker DEMİRHAN
Ali Asker DEMİRHAN
YENİ TORBA KANUN TASARISININ VERGİ HÜKÜMLERİ
Hasan AKGÜL
Hasan AKGÜL
HER TÜRK ASKER DOĞAR
Nesrin ÖZOĞLU
Nesrin ÖZOĞLU
NE OLACAK BU TURİSTLERİN HALİ!
Mehmet GÖKTÜRK
Mehmet GÖKTÜRK
GERÇEĞİ HAKARET SAYMAK!
Abdurrahman SAĞKAYA
Abdurrahman SAĞKAYA
DEVLET HİZMET SATIN ALMALI
Oktay TAŞ
Oktay TAŞ
İŞİMİZ FİYAKA!
Cihangir TÜRKMEN
Cihangir TÜRKMEN
İHTİYAÇLARIM VE REFERANDUM
İsmet ORHAN
İsmet ORHAN
ÜÇ MUAMMADA... İLKLER NELER OLUYOR?
Sedat ERİŞ
Sedat ERİŞ
HALKIN BİLİNÇALTINDAKİ SORULAR-4
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA TİCARİ HAYAT
Ana Sayfa Gündem Ekonomi Şirketler Özel Haber Ankara Röportaj Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva